Blogunu sev, sevdir!

Kasım 14, 2008

Son zamanlarda herkes kendi çapında blogluyor. Bu çap herkes için farklı tabi ki. Bloglayanlardan çoğu sadece ziyaretçi için bir blog açıyor, özgün olmuyor. O blogu zaten fazla uzamadan kapatıyor. (Benim başta yaptığım gibi. ) Ama ben bunun yanlışlığını anlayıp, adam gibi blog yazmaya başlayanlardanım. Bir blogun gelişmesi, büyümesi için ilk kural bloglayanın blogunu sevmesiymiş. Ben bu blogu gerçekten seviyorum. O yüzden bağlantı paylaşımı yapmak istediğim herkes kabul ediyor, blogum ziyaret ediliyor(çok fazla olmasa da şimdilik bu kadarına şükür). Yeni başlayan veya başladığından beri iyi bir yere gelemeyen blogculara bir tavsiye:

Blogunuzu sevin! Blogunuzu siz severseniz, bir defa ziyaret eden biri bunu anlar ve o da sizin blogunuzu sever. Bunu unutmayın sakın. ;)

Yazının devamını oku »

Yanarım

Kasım 13, 2008

Hmm. Bir aşkta burda biter(12 Kasım 2008). Daha 2 hafta önceden belliydi bunun olacağı ve oldu. Yapacak birşey yok. Hayatımda tekrar onunla olmayı beklemek gibi bir lüksüm yok. Hayat beklemiyor çünkü. Yas mı tutcam, oturup mal gibi saatlerce alıycam mı? Hiç sanmıyorum. Gerçekten seviyordum ama bırakıp giden biri için bence deymez. ;) Aşağıdaki sözler gerçekten herşeyi anlatıyo gibi. Okurken biraz olumsuz düşünün anlarsınız. Haydi sağlıcakla. ;)

daha once yasananlar
ne kadar bosmus
seni gorunce anladım
basıma kaynar sular dokuldu birden
seni gec gordugume yanarım

acıldı bak gemiler
denizin ortasında ne hossun
kumsallar seninle guzel
sana doyamazsam yanarım
acıldı bak gemiler
denizin ortasında ne hossun
yasamak seninle guzel
beni anlamazsan yanarım

daha once yasananlar
ne kadar bosmus
seni bulunca anladım
bugunu yasamanın sevinci yeter
sana doyamazsam yanarım

acıldı bak gemiler
denizin ortasında ne hossun
sevismek seninle guzel
sana sarılmazsam yanarım
acıldı bak gemiler
denizin ortasında ne hossun
yasamak seninle guzel
beni anlamazsan yanarım(2)

Sokak sanatçıları

Kasım 11, 2008

Graffiti, Hiphop kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır. Polis tarafından her zaman writer(graffiti yapan) biri suçludur, Halk ise writere çoğu zaman satanist gözüyle bakar. Tamam polise eyvallah duvara yapınca onların tarafından suç gibi gözüküyor. Ama halkın satanist sanması büyük bir bilgisizlikten kaynaklanıyor. Yapılanın sanat olduğunu bilseler, writerlerin bu sanatı icra edenler olduğunu bilseler hiç her gördükleri bol giyinip gezeni, duvara graffiti yapanı satanist sanarlar mıydı? Bence hayır. Toplumumuzda bu cahillikten sıyrılıp graffitinin gerçekten ne olduğunu bilenler de var elbette. Bence bilenlerin oranı şu an yüzde 5-15 arasıdır. (bu oran araştırılarak bulunmamıştır. aşağı yukarı gerçek oran budur. )

Yazının devamını oku »

1938′in 10 Kasımında

Kasım 10, 2008

Bugün Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün, o eşi bulunmaz liderin, 70. ölüm yıldönümü. O 70 yıldır Dünya’da değil. Ama en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti sapasağlam ayakta. Bazen yıkılmak istense de, yok edilmek istense de Türk halkı sapasağlam ayakta. Türk halkını üzen tekşey Atatürk’ün aralarında olmayışı. Ama takdir Allah’ın, Atatürk’ü bize kurtarıcı olarak o gönderdi, o geri aldı. Daha fazla uzatmak istemiyorum. Son olarak şunları söyleyip resimlerle bitirmek istiyorum yazımı:
Mustafa Kemal’i sadece 10 kasımlarda, 23 nisanlarda, 29 ekimlerde, 19 mayıslarda değil, her zaman hatırla Türk evladı! Onu hep sev, seni Atatürk’ten uzaklaştırmak isteyen düşmanlarından sakın…

Yazının devamını oku »

Bu akşam Galatasaray – Fenerbahçe maçı var. İlk yarı bitti. Bende hazır 15 dakika ara varken bir yazı patlatayım dedim. Birazdan 2. yarı başlayacak. Maç şimdilik: FB 2-1 GS. Ama ben kazanırız diye düşünyorum. Abi tek kale maç yapıyolardı. Hep biz hücumdayız, hep biz ataktayız. Adamlar bi’ defa gelip 1 gol attılar. 2.’yi zaten bizden Emre kendi kalesine attı. Ne olursa olsun bu maçı kazanmalıyız.

Yazının devamını oku »

En büyük hatam

Kasım 9, 2008

Abicim benim blog konusunda en büyük hatam durmadan adres değiştirmek, hepsinden çok az süre sonra bıkmakmış. Aslında hayatta da tam olarak böyleyim. Örnek vermek gerekirse okulda istediğim zaman bir maçta takımın en iyisi olurum, oynamayı istemezsem takımıma yararımdan çok zararım olur. Ben ilk defa bir blogumda gerçekten oynamak istiyorum, gerçekten bir yerlere gelmek istiyorum. 2 gündür Tumblr ‘da kişisel notlar tutuyorum. Orası ve burası birbirini destekleyen iki kardeş olmalı. Mlog ve Blog kardeşliği. :D Ohh be! Buldum sonunda ne yapmam gerektiğini. :D Yaşasınnnn!.. :) :) :)

Böyle sadece yazı yazarak, azcık link takas yaparak, bunları yaparken okunamayarak hiçbir yere gelemeyecek Sabahın Körü. Maalesef artık Sabahın Körü’ne şu ana kadar verdiğim önemi vermeyeceğim. Arada bir yine yazarım ama bu ara haftada bir, en fazla iki olur. Fazlasını beklemeyin lütfen. Artık yazar olduğum bloglarda daha fazla yazacağım. En azından oralarda okunuyorum. :)


Dün Lösemiyle ilgili bir konferansa gittiğimi söylemiştim. Bugünde Neriman teyzemden bir mail geldi. Mail’de başlatılan yeni bir projeden bahsediliyordu. Mail tam olarak şudur:


Arkadaslar,

Kampanyamiz hizla ilerliyor. Ama zamanimiz cok az. Bugun de losemili bir cocuk basvurdu. 6/6 tam uyumlu verici kardesi olmasina ve hastanin yasamasi kemik iligi nakline bagli olmasina ragmen nakil yaptiracak hastane bulamiyor. En yakin 3 ay sonrasina randevu veriliyor. Yani bir anlamda beklerken ol deniliyor.Bunun icin zamanimiz yok. Ben utaniyorum.Ama ne yapacagimi da sasirdim. Gercekten bu insanlar bu kadar duyarsiz mi.Ya da bir tek biz mi telaslaniyoruz. Acaba biz de mi 3 maymun olmaliyiz ki aksam rahat uyuyalim.Hayir , olamaz. nsanlik henuz olmedi. Ya gercekten bizim cok yakinimiz birisi yasayacakken goz gore gore olse biz ne yapardik.Insanlar katil olur yahu.

Yazının devamını oku »

http://www.losev.org.tr/v2/images/logo_losev.jpg Bugün Fen ve teknloloji dersinde müdür yardımcısı Nejat Bey geldi sınıfa. Uğur Çağlar(fen hocası) Hemen sınıftan 3 kişi çağırdı. Tabi beni de. Lösev haftası olduğundan haberim vardı. Bununla ilgili bir çalışma yapmış Ar-el koleji, bilgilendirici bir çalışma. Oraya gidecekmişiz. Neyse gittik, güzel ve bilgilendirici bir konuşma yaptı Dr. Üstün Ezer. Konuşmada çıkışta verilen broşürdekiler anlatıldı. İşte broşürde yazanlar:

Sevgili çocuklar,

İçinde bulunduğumuz 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar haftası büyük önem taşımaktadır. Hem sağlığımızın değerini unutmamak, hem de bu çok zor hastalıkla, lösemi canavarı ile mücadele eden arkadaşlarımıza yardımcı olabilmek adına büyük bir fırsat olacaktır. Belki de siz onların hayatını kurtaracak. yaşama bağlayacaksınız.

Unutmayın ki kanser hastalıkları çevrenizde dolaşmaktadır. Sizin zayıf, güçsüz ve kanserojenlele dolu bir anınızı beklemektedir. Yine unutmayınız ki şayet tedbirler alınmaz ise önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde her beş kişiden birimiz kanser olacağız. Bundan korunmak için neler yapmamız gerektiğini hem bu broşürümüzden hem de internet sayfamızdan öğrenebilirsiniz.

Biz tüm çocukları çok seviyoruz ve “Bir çocuğun hayatından daha değerli ne olabilir ki?” diye soruyoruz.

Sevgilerimizle

Dr. Üstün EZER

  1. Lösemi Nedir?
  2. Nedenleri
  3. Belirtileri
  4. Tedavisi Var Mıdır? (Evet vardır. ;) )
  5. Tedavisi pahalı mıdır? (250.000 YTL)
  6. Lösemi ve kanserden korunma yolları

Anlatılanlar genel olarak bunlardı. Şimdi yatmam gerek. Mağlum Sabahın Körü’nde kalkıyoruz. :D Bir dahaki yazımda görüşmek üzere. :)

Hotmaildeki değişikliklerin kısaca özeti…